BEDEN EĞİTİMİ YOLUYLA DİSİPLİNLER ARASI ÖĞRETİM*
Hasan Kasap
Marmara Üniversitesi, BESYO, İSTANBUL
Özet:
Eğitim alanımıza “Öğretimde toplulaştırma” olarak giren disiplinler arası öğrenme, bir okulun programında okutulmakta olan iki ya da daha fazla alanın amaçlarını iyileştirmek üzere bütünleştirililen bir eğitim süreci olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada toplulaştırma modellerinin kuramsal bir çerçevesi ve ana hatları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sunumun temel amacı, disiplinler arası öğrenme ile ilgili bilgi vermenin yanında, hareket ve spor eğitiminde toplulaştırma biçimlerinin öğreticiye sağladığı farklılık yenilik ve motive edici öğretme ve öğrenme yaklaşımına yeniden ilgi oluşturmaktır. Bu bağlamda disiplinler arası öğrenmenin avantaj ve dezavantajlarını, beden eğitiminde disiplinler arası öğrenme çalışmalarının tarihi perspektifi ve disiplinler arası öğrenmenin okul reformunun başlayışına etkileri açıklanmıştır. Ayrıca, basitten karmaşığa giderek, iki veya daha çok alanın beceri veya bilgisini bütünleştirme yaklaşımlarından, üç disiplinler arası öğretim (toplulaştırma) modeli Cone, T.L./Werner,P/Cone,S.L./Woods,M.A. (1998) yaklaşımlarıyle açıklanlmıştır.
Öğretimde Tolulaştırmanın Temel Kavram ve Açıklamaları:
Öğretimde toplulaştırma anlamına gelen disiplinler arası öğrenme, “Çocuğun kavrayış gücünü göz önünde tutarak özellikle ilköğretimde ders, konu ya da üniteler çevresinde toplama veya ayrı ayrı okutulan dersleri gerekli bağlantıları sağlayarak bir ders adı altında birleştirme” tanımı ile Öğretim programlarımızda yer almaktadır. Disiplinler arası öğrenme; iki veya daha fazla alanın, her bir alandaki öğrenmenin gelişimini sağlamak amacı ile bütünleştirildiği bir eğitim işlemidir. Disiplinler arası öğrenme programı öğretmenlere, öğrenciler için motive edici öğrenme deneyimleri oluşturma ve programını uygulamada yeni seçenekler bulma olanakları sağlar. Disiplinler arası öğrenme kavramı, her alanın kendi bütünlüğünü (güvenilirlik, doğruluk) ve kendine özgülüğünü kabul ederek alanlar arasındaki ilginin farkındalığını geliştirir.
Eğitimde toplulaştırma yeni değildir. Öğretmenlerin, bazı alanları birbirleri ile bütünleştirme çalışmalarının örnekleri vardır; edebiyatın matematikle, görsel sanatların sosyal bilgilerle, matematiğin fen bilgisi ile, veya müziğin beden eğitimi ile bir arada kullanıldığı gibi. Whitin ve Wilde’nin (1992) Günümüzde matematiğı anlama ile ilgili kitabı, alanlar arası öğretmeye iyi bir örnek olarak verilmektedir. Program entegrasyonu eğitimcilerin, öğrenme ve çocuk gelişimi ile okulun bir çocuğu toplumun üretici bir üyesi olarak nasıl hazırlamaları gerektiği bilgilerinden ortaya çıktı. Çocukların çevrelerini tanıması, sadece bir alan ya da konuyu değil birçok alanı ilgilendirir. (Jacops,1989)
Disiplinler arası öğrenme, bir çok alanda kullanılan kavramlarla desteklenir. Bütünleşme, alanların (örneğin; fırlatma, ölçme, ve çizme gibi hareketler veya bir kavramı veya fikri ortaya koyma yetenek ya da teknikleri oluşturan) özel içeriklerinden entegre edilen beceri ve bilgilerden oluşur. Beceriler; öğrencinin,. Bilgi, her bir alanın doğasında olan kavram, prensip, kuram, inanış veya başlıklardır. Disiplinler arası öğrenmenin farklı yaklaşım ve modelleri vardır. Programlar, belirli bir konu ya da fikir merkez (mihver) alınarak yapılandırılabilir. Belirli bir konu, birden fazla alanın odak noktası olabilir. Farklı disiplinler, kendi içinde, referans alınan konu ile ilgili problem ve çözümler geliştirebilir (Eisner,1996). Disiplinler arası öğrenme uygulanmasında alanlar arasında kavramsal bağlantı kurma, öğretme sırasının kurgulanmasını gerektirir. Uygulamada seçenekler sonsuzdur ve disiplinler arası öğrenme, eğitim sürecini sürekli besleyen bir enerji kaynağı olarak iş görür.
-Öğrencilerin öğrendiklerini arttırır ve zenginleştirir. Bu görüşü savunanlar, bu yaklaşımla öğrencilerin en iyi öğrendiklerine inanırlar.
-Öğretmenlere, ayrı ayrı okutulan derslerin çevrelerinde oluşturulmuş sınırları kaldırarak bilgi ve becerileri gerçek hayat durumuna uyarlama fırsatı verir (Wasley,1994).
-Toplulaştırma yaklaşımı günlük yaşamı yansıtır. Sonuç olarak, bu öğrenim yaklaşımı öğrenciler tarafından daha isteyerek benimsenir ve öğrenme için motivasyon sağlar.
-Uygulamanın dil, müzik, mantık-matematik, çevresel-dokunsal-kinestetik, iç ve dış etkileşim alanlarına yönelik çoklu zekanın gelişimini olumlu yönde etkilediği ve çocukların, potansiyel ve fonksiyonlarını tam olarak aktive edebilecekleri belirtilmektedir(Gardner,1983).
-Farklı zeka ve farklı öğrenme durumlarına sahip öğrencilerin, bir beceri veya kavramı öğrenirken birçok zeka türünün, farklı disiplinler içindeki doğal deneyimi kazanıırlar.
-Öğrenmede uygulama öncesi sırası ve sonrasında, soyut kavramlardan somut kavramlara pratik, aktif öğrenme deneyimleri ile yumuşak geçiş yaparak aradaki boşluğu ortadan kaldırır (Piaget,1969).
-Oyun ve keşif yoluyla, çocuklar kendi dünyalarını öğrenirler. Çocuk oyunları “toplulaştırmanın doğası” ve planlamanın temel modeli olmalıdır (Tarnowski,1994).
-Toplulaştırma modelleri, görsel, işitsel ve dokunsal-kinestetik algılarını birleştirir ve bu güçlerini kullanmalarına fırsat verir.
-Oyunlar aracılığı ile toplulaştırma çocukların, kendilerini ifade etme, dünyayı algıla-ma biçim ve düzeylerini başkalarına iletebildiği ilk ve en önde gelen araçlardır.(Fraser,1991).
-Hareket bir beden dili olarak, fikirleri, anlama ve kavramayı gösteren doğal ve güçlü bir yoldur. Bir iletişim ve öğrenme aracı olarak hareketi kullanamabilme, karşılaşılan hareket deneyimleri ile doğrudan ilgilidir.
-“Beden eğitimi yolu ile toplulaştırma” yaklaşımı, alanlar arası etkileşimin bir parçası olarak öğrencilere hareket yoluyla öğrenme kabiliyetlerini arttıracak temel kinestetik öğrenme deneyimleri kazandırır. (Bucek, 1992; Gilbert, 1992; Friedlander, 1992; Gallahue, 1993; Connor-Kuntz and Dummer, 1996). Bu yaklaşımın içeriği şöyledir;
1. Hareketi kullanma öğrenmede anlamayı arttıran aktif katılımı sağlar.
2. Hareket çocukların yükseklik, uzaklık, zaman, ağırlık, büyüklük, konum ve biçim gibi temel kavramlara ve dil sembollerine anlam vermede doğal bir araçtır.
3. Hareket çocukların, motorsal ve sinir-kas sistemlerin gelişimini uyarır.
4. Çocuklar hareketle, kendini ifade ve iletişim deneyimi kazanabilirler.
5. Harekete dayalı etkinlikler çocukları motive eder ve ilgilerini canlı tutar.
-Öğretmenler de toplulaştırmadan yararlanırlar. Diğer disiplinleri öğrenme bu alanları anlaşılmasını, bilginin değerlendirilmesini ve diğer eğitim personelinin uzmanlıklarını geliştirir.
-Öğretmenler birkaç alanın bilgi ve becerilerinin paylaşımı için birlikte çalışırken, takım çalışması ve planlamayı kolaylaştırırlar. Farklı derslerin öğretmenlerinin, farklı sınıf ortamlarında benzer noktalarda birlik oluştururmaları öğrenmede büyük yararlar sağlar. Öğrenmeyi, güçlü ve anlamlı bir yolla güçlendirirler.
-Okulda değişik aktivitelere katılım ve gözlem sonucunda öğrenciler, bir alandaki beceri ve bilginin başka bir alana nasıl transfer edileceğini ve sonuçta yaşam deneyimlerine nasıl uygulanabileceğini kavrarlar.
Avantajlarına rağmen, bazı eğitimci ve ailelerin kaygı ve uyarılarının olduğu da belirtilmektedir. Bu endişeler şöyle sıralanabilir;
-Tek disiplin-odaklı programdan, Toplulaştırılmış öğrenme programına geçişte bazı önemli içeriklerin terk edilmesine neden olabilir.
-Alanların saflığı, mantıksal kavranma gücü ve sırası entegre edilmiş birimlerde kaybolabilir.
-Öğretmenler, içerik önceliklerinin paylaşımında gönülsüz ve isteksiz kalabilirler. Kendi alanındaki önemli içeriği kaybetme endişesi bir gerçektir. Jacobs (1989),
-Öğretmenlerin sadece, kendileri için önemli gördükleri içeriği daha etkili öğretmeye yönelmelerine neden olabilir.
-Disiplinler arası öğrenme yaklaşımı bir alanın büyük oranda diğerini gölgelemesine izin vermesi kaçınılmaz ve doğal görünmektedir.
-Toplulaştırmayı yapacak öğretmenlerin program entegrasyonu için diğer öğretmenlerle işbirliği, değişik öğretim yöntem ve stratejilerinin harmanlanmasını gerektiren ortak bir planlama zamanı oluşturabilme güçlükleri olabilir. Öğretmenler arasında bir tema, konu veya aktivite üzerine karar verme, materyal hazırlamak için işbölümü, zaman ve enerji kaynaklarının yönetiminde sorunlar olabilir.
-Uygulamada esneklik, uzlaşma, güven ve takım çalışmasının geliştirilmesi zorunlu ve başarının temelidir.
-Öğretmenler, kendi alanları dışında yeterli bilgiye sahip olmamaktan, kavram ve becerileri ilişkilendirecek yolları bulamayabileceklerinden endişelenebilirler.
-Öğretmenler, toplulaştırma ile ilgili hizmet içi seminerlere katılma fırsatı bulamayabilir ve böylece yetersiz profesyonel gelişim, yetersiz hazırlık, netleşmeyen hedefler ve öğrencilerin karmaşık bulabileceği yüzeysel aktiviteler gerçekleşebilir.
-Bu durumda öğrenciler heves kaybına, öğretmenler düş kırıklığına uğrar ve yöneticiler gelecek çalışmalardan desteklerini çekebilirler.
-Uygulamada aktiviteleri yürütmek için yeterli yer bulmak, materyalleri organize etmek ve sesli görsel donanım ve diğer teknik desteklerin kullanımını sağlamayı, içeren lojistik engellerle karşılaşabilir.
-Çocuklar için kaliteli bir öğrenme deneyimi oluşturmak için gerekli süre ve çaba, iyi bir yönetim ve risk almayı gerektirir.
-1929 Çok yönlü Ünitelerin bir arada uygulandığı program geliştirme ve uygulama çalışmalarının başladığı bildirilmektedir (Horrigan).
-1960’ların ortalarından sonra Humphrey’nin “Child Learning” (1965), Miller ve Withcomb’un “Physical Education in the Elementary School Curriculum” (1969) adlı çalışmaları Okul programında beden eğitiminde dil bilgisi, matematik, ve müzik derslerinin entegrasyonuna odaklanmıştır.
-1970 lerin başlarında, Cratty’nin “Active Learning” ve “Intelligence in Antion” (1973) adlı çalışmaları çocukların akadamik gelişimlerini sağlamak üzere oyun ve beden eğitimi etkinliklerini uygulayarak toplulaştırmaya daha jenerik bir yaklaşım sergilemiştir.
-1970’lerin sonunda Gilbert “Teaching the Three Rs Through Movement Experience “ (1977) ve Werner ve Burton “Learning through Movement” (1979) adlı yayınlarıyla toplulaştırmaya, problem çözme ve yönlendirilmiş buluş odaklı hareket deneyimini kullanarak daha kavramsal bir yaklaşım getirmişlerdir.
-1980’ler on yıl tekrar geriye, alanların kendi içerikleriyle özel bağımsızlığını esas alan yaklaşıma dönüldüğü süreçtir. Öretimde alanların diğer disiplinlerle entegre edilerek değil bağımsız öğretimi ön görülmüştür. Getty kuruluşu görsel sanatları öngören dört tek disiplin temelli sanat eğitimine ilgi çekmiştir.(Eisner,1988) Bu dört içerik alanı, sanat yapma, sanat eleştirme, sanat tarihi ve estetik idi. Beden Eğitiminde içerik; vücudun alan kullanımı, efor ve bunların ilişkileriyle kombine edilmiş lokomotor, nonlokomotor ve manipulatif etkinliklerini kullanarak nasıl hareket ettiğinin öğrenilmesine dayalıydı. Bir başka sınıflama şekli de beden eğitimi oyunlar,dans, cimnastik ve sağlık için fiziksel uygunluk gibi daha geniş bir alanı kapsamaktadır. Özet olarak 1980’ler Beden eğitiminin başlıbaşına programlar arasında yer alacak beden bilgisi tenelli içeriğinin tanımlanması süreci olarak hizmet vermiştir.
-1990’lar ve 21.yüzyıla doğru disiplinler arası öğretime olan ilginin yeniden dirildiği süreçtir. Robin Fogarty nin “the Mindful School(1991) ABD, Kanada ve Australya’da Öğretimde toplulaştırma hareketine yeni bir ivme kazandırdığını ve bunun bir geçici heves değil bir yeni akım(trend) olduğunu belirtmiştir. ASCD,NDA, NAEYC ve NASPE gibi kuruluşlar beden eitiminde toplulaştırma yaklaşımını desteklemişlerdir. Ayrıca NASPE (1995) “Standards for Beginning Physical Education Teachers” ve NDA (1994) in “National Standards for Dans Education: What Every Young American Should know and Be able to Do in Dance” içeriklerin diğer alanlarla işbirliğine dayandırılmasını önermektedir.
-1994 de yayınlanan “Teaching Elementary Physical Education” gimi beden eitimi öğretmenlerine yönelik bilimsel dergilerin makalelerinde ve ulusal toplantılarda popler olmasını sağladı. Steven’lar (1994) Beden eğitimi öğretmenleri ile sınıf öretmenlerinin işbirliğini önermiştir. İki disiplinin, birlikte çalışmak suretiyle, hareket kavramları aracılığı ile her iki alanın öğrenilmesinin güçlendirilebileceği vurgulanmıştır. Werner (1994), okulöncesi öretimde dans öğretimine yönelik makalelerin yer aldığı “Journal of Physical Education and Dance” dergisinde dans öğretiminin interdisipliner yaklaşımının çocukların deneyimlerini zenginleştirebildiği vurgulanmaktadır(Bucek,1992, Friedlander,1992, Gilbert,1992).
-1995 Okulöncesi eğitimde hareket kavramlarının beden eitimi dışındaki alanlarda gösterildiği, entekre edilmiş oyunlarla disiplinler arası uygulamalara yer verilmiştir. (Pica,1995), Clements ve Osteen, (1995).
-1995 te Orlando’da yapılan Amerikan Beden Eitimi konferansında toplulaştırmaya yönelik üç program ortaya çıkmıştır. İlk çocukluk dönemi hareket deneyimleri ile ilgili konferansta 6 interdisiliner içerikli program, Washington’da Çocuklar İçin Beden eğitimi Konseyi tarafından seçilmiş ve desteklenmiştir. Yerel ve ulusal toplantılar ve ulusal dergilerde yayınlanmayı sürdüren beden ğitiminde interdisipliner yaklaşımlı makalelerle 21. yüzyıla gelindi.
21.Yüzyılın Program Taslakları;
21. Yüzyılda aileler, eğitimciler, iş çevreleri ve politikacılar Eitim sistemlerini sınamaya başladılar. Çocukları 21. yüzyılın beklentilerine hazır olup olmadıkları, gelecekle ilgili neler yapılma gerektiği gibi sorgulamalar eğitimde reformu ve ulusal eğitim standartlarının oluşturulmasına yönelim arttırmıştır. Bu gelişimler önce Ulusal Eğitim standartlarını buna dayalı olarak da Ulusal Beden eğitimi Standartları ve Ulusal Dans Standartları gündeme gelmiştir. Bu standartlar içinde interdisipliner öretim direkt olmasa da indirekt olarak ağırlık kazanmıştır. Özellikle Ulusal dans eğitimi programlarında hareket kavramı aracılığı ile alanlar arasında bağlantı kuran programlar güçlü bir şekilde ön plana çıkmıştır.
Beden Eğitimi öğretmenlerinin akredidasyonuna yönelik Öğretmen Yetiştirme ve Eğitim Standartları Beden eğitimi öğretmenlerinin, pedagojik formasyonlarının yanında, beden eğitiminin diğer alanlarla bağlantısı konusunda bilgilendirilmelerini öngörmektedir. Çağımızın yaklaşımı beden eğitimi öğretmenini disiplinler arası bilgi paylaşımı için güçlü bir hazılığa zorlamaktadır. Beden eitimi öretmenleri toplulaştırılmış öğretime yönelik programlamada iyi yetişmiş olmalarını gerektirmektedir.
Disiplinler Arası Öğretim Modellerinin Süreci
Son on yılda, program uzmanları, bütünleştirici yaklaşım yönelik bazı modelleri tanımladılar. Modeller, eğitimcilere genellikle bir rehberlik yapar veya bir çerçeve oluşturur. Öğretmenler, bir alanı veya bir derse ait ünitenin diğer bir alanla nasıl bütünleştirebileceğini bir modeli örnek alarak organize edebilir. Nielsen (1989), basitten veya daha somut kavramlardan örneğin; iklim ve hayvanlardan, daha soyut kavramlara örneğin; değişim, değişme miktarı gibi. Yazar, müfredat geliştirme ve uygulaması için kavram üzerine kurulan yaklaşım, genç öğrencilere, bilgi entegre etmek için ve temaları konular ve alanlar arasında açıkça tanımlanmış bir bağlar grubu geliştirmek için daha iyi yardımcı olabileceğini öne sürdü. Fogarty (1991b), 10 varyasyonu oluşturan süreci ile daha karmaşık bir modeller oluşturdu. Fogarty’nin bu modellerle umudu, öğretmenlere, öğrencilerine öğrenirken değerli bağlar kurmalarında yardımcı olan program tasarımları için sağlam bir temel oluşturmaktır.
Alanlar arası bağlantı oluşturmada değişik modeller bulacak, uyarlayacak veya oluşturacaksınız. Bu yaklaşımda, bir alana ait bilgi ve beceriyi diğer alana ait bilgi ve beceriye bağlayarak veya bir kavramı diğeriyle birleştirerek bağlantılar yapılabilir. Bu uygulamalar öğrencilerin bağlantıyı otomatik olarak anlayacaklarını farz etmek yerine, programı alanla kasten ilişkilendirmek gerektiği belirtilmektedir. “Bir alandaki fikirlerle bağlantılar kurma öğrencilere, fikirleri yavaş yavaş gözden geçirme, tekrar kavramsallaştırma, düzenleme ve özümleme için izin verir ve transferi kolaylaştırabilir” (Fogarty, 1991a, p. 15). Fogarty, disiplinler arası yaklaşımın, bir entegre edilmiş programa doğru bir başlangıç adımı olarak yararlı olduğunu da kaydeder.
Alan | Beceri veya Kavram | Bağ |
Beden Eğitimi | Başlama duruşu | Voleybol, dans, tenis, basketbol |
Fen Bilgisi | Yaşam döngüsü | Bitkiler, hayvanlar, insanlar |
Edebiyat | Hikaye yapısı | Okuma veya yazma, kurgu veya kurgu olmayan |
Disiplinler Arası Modellere Üç Örnek
Fogarty’nin modelleri toplulaştımaya çok yönlü yaklaşımı öretmene yarar sağlamaktadır. Değişik yaklaşımlarının deneyimlenmesinden sonra basitten karmaşığa doğru fonksiyon gösteren üç model geliştirilmiştir (P.Cone,Werner, L.Cone ve Woods,1998)
Bu modeller; bağlantılı, paylaşımlı, ve ortaklı- (connected-shared-partnership) iki veya daha fazla alanın beceri ve kavramlarının entegresini öngörürler. Bu modeller, toplulaştırma için amaç ve hedefleri açıklamada öğreticiye yol gösterir. Disiplinler arası öğretim deneyimleri sadece bu modellerle sınırlı değildir, daha çok anlam ve amaç entegrasyonuna rehberlik ederler. Bu üç model örnek alınarak, ihtiyaca uygun tamamen farklı bir model geliştirilebilir.
Basit Karmaşık BAĞLI (CONNECTED) ORTAKLI PAYLAŞIMLI (SHARED) Disiplinler Arası Öğretim Modeli PARTNERSHIP
Basit Karmaşık
Nedir ? Öğretmen Sayısı Tek Öğretmen İki veya Daha Fazla Öğretmen Takım Öğretimi Herhangi İki Alan İçeriğinin Balantısı İki veya daha Fazla Alanın, Benzer Kavram ve Becerileri Öğretmenlerin İşbirliğiyle Ortak Süreçte Öğretilir İki veya Daha Fazla Alanın Bir Programda Eşit Temsil edilir.
Toplulaştırma modellerini basitten karmaşığa doğru gidişini meyve salatası örneği ile açıklarsak bağlı model, her bir meyvenin kendi yapısını koruduğu, Ortaklı modelde ise, salatadan çok “meyveli kek”e benzeyen bir birleşimi temsil ettiğini söyleyebiliriz. Bağlı modelde alanlar farkedilen iri parçalar halinde iken, Ortaklı modelde ham materyallerin farkedilmeyecek şekle dönüştürüldüğü bir hamura dahil olurlar. Modellerin herbiri, öğretmene, bir alanı diğerine bağlamak için gerekli olan yapıyı kazandırmak üzere tasarlanılır. Planlama sürecinde tanımlanan hedeflere en uygun model yada modeller seçilir.
Bu modelde Beden eğitiminin konu kavram ve becerileri öğrenme deneyiminin öncelikli odağıdır. Diğer alanın içerikleri öğrenme deneyimlerini arttırmak yada tamamlamak için kullanılır. Bu model, öğretmenler tarafından yaygın olarak kullanılır. Öğretmeni, bağımsız plan-program yapma ve bağlantı içeriğini seçmede rahattırlar. Yıllık ders planını, bir defada programlayabilir; kullanmak istedikleri alanı ve istedikleri beceri, konu ve kavramları seçer ve kendi süreleri içinde planlamayı yaparlar. Buna rağmen, bilgi kaynakların doğruluğunu meslektaşları ile görüşerek sağlamalarında yarar vardır.
Durarak uzun atlama Beden eğitimi
UNSURLAR | ÇIKTILAR |
· Yıl boyu etkinlik | · Fiziksel Uygunluk |
· Antrenman ve Yarışma | · Cesaret ve haz |
· Olimpik sporlar | · Yeteneği ve beceriyi paylaşma |
· Zihinsel Engelli bireyler | · Arkadaşlık · Aileler · Sporcular · Toplum |
· Uygun öğretim ve teşvik
· Eğitimde süreklilik
· Eşit yetenek gruplarında yarışma
· Sonuç-Kişisel büyüme
2005 | 2.000.000 |
2002 | 1.000.000 |
1990 | 750.000 |
1988 | 588.500 |
1968 | 1.000 |
1963 | 100 |
Uluslararası Danışma Kurulu | Özel Olimpiyatlar Yönetim Kurulu |
| Ö.O. Başkanlığı |
| Kıta Ofisleri / Bölgesel Danışmanlar |
Bölgesel Liderlik Kurulu | Kabul Edilmiş Programlar |
| Alt Programlar |
| Yerel Programlar Sporcular- Antrenörler- Aileler |
Yönetim Kurulu / Ulusal Komiteler
Kurul Komiteleri ----------- Yönetim/ Ulusal Direktör
Program Görevlileri
Program Komiteleri ------Alt Program Direktörleri/ Yöneticiler
Yönetim Takımları/ Komiteler
Antrenman- Gönüllüler- Yarışma- Halkla İlişkiler- Aileler- Sermayeyi artırma- outreach- Finans
Antrenör- Antrenman Direktörü- Oyun Direktörü /GMT Üyesi- Spor Direktörü/SMT Üyesi- Görevliler- Partner Kulüpler- Entegre Sporlar- Destek Ofis- Aile Başkanı- Kurul Üyesi- Halkla İlişkiler/ Sermaya artırma üyesi- Alt Program Yönetim Takımı Üyesi- Alt Program Direktörü- Yerel Koordinatör
· Dünyada 190.000.000
Avrupada 30.000.000
· Zihinsel Engel bir hastalık değildir.
3 temel faktör
· Düşük zihinsel fonksiyon
· Sosyal uyum sorunları
· Organik beyin hasarı
· Mevcut fonksiyonlarda önemli sınırlılık
· Önemli derecede normalin altında zihinsel fonksiyon
· Aynı zamanda aşağıdaki sosyal uyum becerilerden iki ya da daha fazlasında sınırlılığın olması :
· İletişim
· Ev yaşamı
· Sağlık ve güvenlik
· Akademik işlevler
· Özbakım
· Sosyal beceriler
· Serbest zaman
· Iş
· 18 yaşından önce ortaya çıkmış olmalıdır.
Yaş: 8 ya ş ya da daha büyük
Özel olimpiyatlara katılım için kayıt
Zihinsel Engelin varlığına ilişkin Tanılama
ya da gelişimsel özürle yakından ilişkili olduğu hakkında
Ø Sporculara ücret ödenmez.
Ø Tüm yetenek düzeyleri için frısatlar sağlanır.
Ø Adil yarışma için gruplandırma
Ø Tüm katılımcılar için ödüller
Ø Daha üst düzeydeki yarışmaya terfi için random draw
YAZ SPORLARI KURALLARI- KIŞ SPORLARI KURALLARI
ÖZEL OLIMPIYATLAR GENEL KURALLARI
· Uluslararası ve Ulusal Spor Federasyonları Kurallarına dayalıdır.
· Bazı değişiklik ve uyarlamaları içerir.
· Tüm yetenek düzeyleri için aktiviteler düzenlenir.
· Tüm Özel Olimpiyat yarışmaları yönetilir.
KURALLAR NEDEN ZORUNLUDUR?
Ø Sporcuların güvenliği
Ø Tüm sporcuların haklarını koruma
Ø Özel olimpiyat aktivitelerinin bütünlüğünü desteklemek (toplumla bütünleşmeyi desteklemek)
Ø Spor programlarına ulaşımı kolaylaştırma???
Ø Uluslararası Spor Kuralları Komitesi
Ø Ö.O Oyun Kuralları Komitesi
Ø Ö.O Spor Kuraları Komitesi
KURALLARI DEĞİŞTİRME VE UYGUN HALE GETİRME İŞLEMİ
Ø Kural değiştirme formu doldurulmalı
Ø Yıllık toplantıda ISRC� I gözden geçirme.
Ø Onaylama ya da reddetme önerisi
Ø Ulusal Özel Olimpiyat Programı
RESMİ YAZ SPORLARI
· Su sporları
· Atletizm
· Basketbol
· Bowling
· Bisiklet
· Binicilik
· Futbol
· Golf
(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/7|