Bowlingde Hangi Durumlar Strike Değildir?

İleri seviyede oyuncular cepten girmiş doğru bir strike atışından sonra kalan pinlere bakarak sorunu anlayıp çözüme gidebilirler. Bunun için öncelikle devamlılık gösteren bir strike atışı ve devamlılık gösteren bir kalan pin durumu olması gerekir. Her atışta başka pinler kalıyorsa bu atışların aynı olmadığı söylenebilir.

Düzenli olarak kalan pinleri analiz eden bir oyuncu cebe "Ağır" (heavy hit) mı "hafif" (light hit) mi girdiğini anlayabilir ve buna göre bir düzenleme yapabilir.

"Hafif Giriş" (light hit) topun cepe oldukça sağdan veya yetersiz açıyla girmesinden oluşur. Bu tip bir atış genellikle 1, 3, 6 ve 9. pinleri devirir ama 2, 5, 8 veya bunların kombinasyonlarını muhakkak bırakır. Bu durumda oyuncunun sağa kayarak uygun ayarlamayı yapması gerekir.

"Ağır Giriş" (heavy hit) ise cebe çok soldan veya çok açılı girmesinden oluşur. Bu durumda genellikle 1, 2, 3, 5 ve 8. pinler bazen de 4 ve 7 devrilir ama 6 ve 9 ve sıklıkla 10. pin kalır. Bu durumda oyuncunun sola kayarak ayar yapması gerekir.

Tüm bu durumlar bazı şartların bir araya gelmesi ile oluşur. Oyuncunun muhakkak aynı atışı yapıyor olması ve pinlerin aynı kalıyor olması gerekir. 3-4 atış sonunda kesin bir pattern çıkıyorsa oyuncu bu ayarları yapabilir. Bu arada bir hafif girişte 5 ve 8 i de alabilir. Eğer oyuncu bir türlü strike olmadığından şikayetçi ise fakat ortada standart bir kalma durumu yoksa oyuncu kendi atışında bir düzensizliği araştırmalıdır.
(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti

Basketbolda Zihinsel Antrenman (Mental Training)

Günümüzde antrenman teknikleri o kadar geliştiki en ufak düşünce ve uygulama sporcu ve antrenörler için çok önemli oldu. Bu düşünce için de dinlenme esnasında bile antrenman yapılmaktadırlar. Bu çalışma şekli de zihinsel anrenman adını almaktadır. Elit düzeydeki oyuncu ve antrenörlerin sıkca kullanıldığı zihinsel antrenman altyapı antrenörleri nasıl kulanan bilir?

Elimizdeki oyuncu yaş profili 7-16 yaş ve bu oyuncuların gelişim düzeyinde olduğunu düşünerek zihinsel çalışma tekniklerini vermemiz gerekir .

Zihinsel antrenaman temel kurallarını ; A.Z.Puni, E.Ulich, K.Wiemann tarafından standart bir hale getirilmiştir.

a. Sözlü bilgi verme çalışmaları (Verbalinformativ)

b. Gözlem çalışmaları (Observativ)

c. Algılama gücünü artırma çalışmaları (İdeomotorik)

Bu kurallar dahilinde altyapı antrenörleri teknik taktik ve kondisyonel antremanlar yanında metal anremanlarını yapa bilirler, zihinsel antrenman aynı esnada teknik,taktik ve kondisyon antremanla birlikte yapılması daha etkili olur . Peki zihinsel antrenman nasıl yapılır ?

A- SÖZLÜ BİLGİ VERME ÇALIŞMASI :

Yapılan çalışmanın yaş gurublarının özellillerine göre anlatılmalı yapılan doğru ve yanlışların oyuncuların zihinlerinde canlandırılması sağlanmalıdır. Örneğin turnike atışı konusu anlatılırken , atışın hangi hallerde yapıldığı adımlama ve vücüt pozisyonun nasıl olması gerektiği doğru bir şekilde anlatıldık tan sonra en çok yapılan hatalara söylenerek oyuncuların zihinsel olarak çalışmalara başlatılması sağlanır. Antrenman bitiminde çalışılan teknik veya taktik konuların dinlenme esnasında tekrar edilmesi sporculara hatırlatılmalı dır. Ayrıyetten küçük ödevler verilerek sporcuların teknik konuları zihinlerinde oluşturdukları bilgi birikimini ölçmek içn yazılı veya sözel olarak isteye bilirsiniz.

B- GÖZLEM ÇALIŞMALARI :

Altyapı antrenörleri nin en çok kullanması gereken bir çalışma şekli olarak düşünüyorum. Günümüzede görsel algılamanın hat saffada olduğu bir çağda yaşamaktayız sporcuların film ,video resim gibi objelerden yararlanarak hareketlerin yavaş veya hızlı formları gösterilerek zihinsel olarak çalışmaları sağlamak kendi teknik lerinin en üst düzeye çıkmasını sağlayacaktır. Yapılan çalışmalar eğer antrenörün imkanı varsa kamera görüntüleri alınıp oyunculara antrenman veya maç görüntüleri izletilerek hataları ve doğruları tartışılmalıdır.

C- ALGILAMA GÜCÜNÜ ARTIRMA :

Bu çalışmada antrenör şu anan kadar vermiş olduğu bilgileri pekiştirmek için tek taraflı yada sporcuyla karşılıklı olarak teknik ve ya taktik biligilerin hatalarını veya doğrularını sözlü olarak tartışa bilirler. Örneğin pas çalışmasınada gögüsten pasın hangi pozisyonda kulanılabileceği nezaman kulananılacağı gibi konuları sporculara anlattıraraka teknik ve taktik biligilerin pekiştirilmesi sağlana bilir. Video izletilirken doğru ve yanlışları sporculara söylettirmek sporcunun fiziksel hareketi yapmadan bir bilgi oluşturaca ğı kesin dir .

Sonuç olarak yapılan çalışma psikollojik bir çalışma şekli olup beyinimizn kaslara verdiği emirleri önceden etüt etmesi gerektiği ve zihinsel çalışmayla daha az hata yapa bilir duruma geldiğimizi unutmayalım zihinsel çalışma antrenörlerin en başta gelen çalışma prensibi olmalıdır . Sporcunuzdan en üst verimi almak istiyorsanız . Zihinsel antremanları göz ardı etmeyin .

Bütün alt yapı antrenörlerine iyi çalışmalar.

Kürşat Buğra Karaoğlan

Beden Eğtimi ve Spor Öğretmeni

KTÜ1998

kbkaraoglan@hotmail.com
(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti
23/4/2009 19:17

Basketbol ve Zeka

Basketbol ve Zeka

Altyapı Antrenörleri, sporcularının en iyi seviyeye gelmesini sağlamak için sporcunun özelliklerine göre nasıl davranacaklarını bilmeleri gerekir. Peki, sporcunun iyi bir seviyeye gelmesi için ne yapmalıyız? Tabi ki sporcunun bilgi ve yeteneklerine göre, bir program dâhilinde çalışmasıyla olur. İkinci bir soru sporcunun iyi bir düzeye gelmesi için sporcu merkezli mi davranmak lazım? Bu sorunun cevabı da evet; antrenörler plan ve programını oyuncuların yetenek, zekâ gibi önemli olan bireysel yapılarındaki özelliklere göre değerlendirmeleri şart. sporcunun zekâ türlerini çalıştırıcı gözlem veya anketlerle ölçe bilir. Bu şekilde antrenmanlarda ve müsabakalarda en iyi performansı alır. Şimdi oyuncuların zekâ türleri nedir diye bakalım.

MANTIKSAL-MATEMATİKSEL ZEKÂ: Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.

Antrenman ve oyun esnasında yapılan işle ilgili sorular sorar. Hızlı bir şekilde zihinsel matematik yapar. Matematik aktivitelerini, strateji oyunlarını, mantık bulmacalarını sever. Yüksek düşünme tekniklerini kullanır. Zekâ oyunlarında başarılıdır. Deney yapma, sınama, sorgulama ve araştırmalardan zevk alır. Öğrenmede daha çok keşifler, düşünme, tümevarım ve problem çözmeden yararlanır. Neden-sonuç ilişkilerini çok iyi kurar. Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir. Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır. Hipotezler kurar ve sınar. Miktar tahminlerinde bulunur. Grafikler ya da şekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar. Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.

Antrenmanda: Akıl yürüterek, soyut modelleri tasarlayarak, sayılarla düşünerek, ilişkileri ve bağlantıları kurgulatarak öğrenme. Örnek vererek çalışmalarınızı yapa bilirsiniz. Oyuncunuzu bir konu anlatacağınız zaman mümkün olduğunca sayılar üzerinden anlatırsanız anlatılan konun sporcunun hafızasında kalmasını sağlarsanız. Örneğin 5 numaralı oyuncunun sağında dur. 2 numaralı oyuncunun perdele gibi

GÖRSEL-UZAYSAL ZEKÂ: Görsel-uzaysal zekâya sahip insanlar, yer, zaman, renk, çizgi, şekil, biçim, desen gibi olgulara ve bu olgular arasındaki ilişkilere karşı aşırı hassas ve duyarlıdırlar. Görsel zekâsı güçlü olan bireyler, varlıkları, olayları veya olguları görselleştirerek ya da resimlerle, çizgilerle ve renklerle çalışarak en iyi öğrenirler.

Görsel-uzaysal zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Diyagramları veya tabloları yazılı materyallerden daha kolay okur.

Filmleri, slâytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever.

Antrenmanlarda veya oyun esnasında resimlerden veya tablolardan konun anlatılması daha etkili olur

BEDENSEL ZEKÂ: Bu tür zekâ alanı, koordinasyon, denge, güç, esneklik ve hız gibi bazı özel fiziksel yetenekleri ve bu yeteneklerin hepsinin bir arada işlemesini sağlayan dokunsak nitelikteki bazı özel becerileri de içermektedir. Bu zekâ türüne sahip insanlar, en iyi yaparak-yaşayarak, dokunarak, hareket ederek ve ilk elden tecrübe ederek öğrenirler.

Bedensel-kinetik zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Birden fazla sportif faaliyetlerde başarılıdır.

Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye, kımıldamaya veya ritim tutmaya başlar.

Başkalarının hareketlerini kolayca taklit edebilirler.

El becerileri top koordinasyonları çok iyidir

Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

SOSYAL ZEKÂ: Sosyal zekâ, bir insanın çevresindeki insanların duygularını, ilgilerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Sosyal zekâsı güçlü olan sporcular bir grup içerisinde grup üyeleri ile işbirliği yapma, onlarla uyum içinde çalışma ve bu kişilerle sözlü ve sözsüz iletişim kurma gibi yetenekleri söz konusudur. Bu zekâ türüne sahip sporcular, genellikle başka insanların ilgilerini ve ihtiyaçlarını çok iyi algılarlar ve onların duygularını, düşüncelerini ve karakterlerini adeta yüzlerinden okurlar.

Sosyal zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Arkadaşlarıyla olan ilişkileri çok iyidir.

Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir.

Başkaları ile birlikte çalışmayı sever.

Başkaları daima onunla birlikte olmak ister.

Başkalarını önemser.

Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir.

Bir şeyi başkalarıyla işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

İÇSEL ZEKÂ: İçsel zekâ, bir sporcunun kendisini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile çevresinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Bu zekâ türü ile bir kişinin kendisini objektif olarak başkalarının gözüyle görebilmesi kabiliyetidir. İçsel zekâ, bir kişinin kendisinin zayıf ve güçlü olduğu yönlerini anlaması, kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve neyi yapmak istemediğini veya çeşitli durumlarda nasıl davranması, nelere yönelmesi ve nelerden uzak durması gerektiğini bilmesi ve bütün bunlara bağlı olarak da hayatında doğru kararlar almasıdır.

İçsel zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Bağımsız olma eğilimindedir.

Kendisinin zayıf ve güçlü yanlarını bilir.

Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir.

Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açıklıkla dile getirir.

Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir.

Kendine güveni yüksektir.

ALAN ZEKÂ Basketbol oyunu bir alan mücadelesidir. Rakibin alanını daraltmak ve kendi alanını büyütmek amaçtır. bu düşünce çerçevesinde sporcunun saha içersinde alan (SAHA) zekasına sahip olması gerek oyuncunun nerede oynayacağını nere hangi hareketleri yapacağını alan zekası geliştirilerek yapıla bilir .

TRANSFER ZEKÂ Buna aktarma zekâsı da diyebiliriz. Yani bir alanda öğrendiklerini diğer alana aktarma. Antrenmanda öğrendiklerinin ne kadarını oyunda kullanabildiğini gösterir. Antrenmanlarda uygulanan Dirilleri maç esnasında uygulama zekâsı (transfer zekânın) geliştirilmesi olur.

Sonuç olarak antrenör çalıştığı sporcuların nelere ilgi duyduğunu veya kişisel özelliklerden yararlanarak çalışmalarını planlar. Burada antrenör ün gözlemleri çok önemlidir.

Kürşat Buğra KARAOĞLAN

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni

kbkaraoglan@hotmail.com
(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti

BEDEN EĞİTİMİ YOLUYLA DİSİPLİNLER ARASI ÖĞRETİM*

 

Hasan Kasap

 

Marmara Üniversitesi, BESYO, İSTANBUL

 

 

Özet:

Eğitim alanımıza “Öğretimde toplulaştırma” olarak giren disiplinler arası öğrenme, bir okulun programında okutulmakta olan iki ya da daha fazla alanın amaçlarını iyileştirmek üzere bütünleştirililen bir eğitim süreci olarak tanımlanmaktadır.  Bu çalışmada toplulaştırma modellerinin kuramsal bir çerçevesi ve ana hatları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sunumun temel amacı, disiplinler arası öğrenme  ile ilgili bilgi vermenin yanında, hareket ve spor eğitiminde toplulaştırma biçimlerinin öğreticiye sağladığı farklılık yenilik ve motive edici öğretme ve öğrenme  yaklaşımına yeniden ilgi oluşturmaktır. Bu bağlamda disiplinler arası öğrenmenin avantaj  ve dezavantajlarını, beden eğitiminde disiplinler arası öğrenme çalışmalarının tarihi perspektifi ve disiplinler arası öğrenmenin okul reformunun başlayışına etkileri açıklanmıştır. Ayrıca, basitten karmaşığa giderek, iki veya daha çok alanın beceri veya bilgisini bütünleştirme yaklaşımlarından, üç disiplinler arası öğretim (toplulaştırma) modeli Cone, T.L./Werner,P/Cone,S.L./Woods,M.A. (1998) yaklaşımlarıyle açıklanlmıştır.

 

Öğretimde Tolulaştırmanın Temel Kavram ve Açıklamaları:

Öğretimde toplulaştırma anlamına gelen disiplinler arası öğrenme, “Çocuğun kavrayış gücünü göz önünde tutarak özellikle ilköğretimde ders, konu ya da üniteler çevresinde toplama veya ayrı ayrı okutulan dersleri gerekli bağlantıları sağlayarak bir ders adı altında birleştirme” tanımı ile Öğretim programlarımızda yer almaktadır. Disiplinler arası öğrenme; iki veya daha fazla alanın, her bir alandaki öğrenmenin gelişimini sağlamak amacı ile bütünleştirildiği bir eğitim işlemidir. Disiplinler arası öğrenme programı öğretmenlere, öğrenciler için motive edici öğrenme deneyimleri oluşturma ve programını uygulamada yeni seçenekler bulma olanakları sağlar.  Disiplinler arası öğrenme  kavramı, her alanın kendi bütünlüğünü (güvenilirlik, doğruluk) ve  kendine özgülüğünü kabul ederek alanlar arasındaki ilginin farkındalığını geliştirir.

Eğitimde toplulaştırma yeni değildir. Öğretmenlerin, bazı alanları birbirleri ile bütünleştirme çalışmalarının örnekleri vardır; edebiyatın matematikle, görsel sanatların sosyal bilgilerle, matematiğin fen bilgisi ile, veya müziğin beden eğitimi ile bir arada kullanıldığı gibi. Whitin ve Wilde’nin (1992) Günümüzde matematiğı anlama ile ilgili kitabı, alanlar arası öğretmeye iyi bir örnek olarak verilmektedir. Program entegrasyonu eğitimcilerin, öğrenme ve çocuk gelişimi ile okulun bir çocuğu toplumun üretici bir üyesi olarak nasıl hazırlamaları gerektiği bilgilerinden ortaya çıktı. Çocukların çevrelerini tanıması, sadece  bir alan ya da konuyu değil birçok alanı ilgilendirir. (Jacops,1989)

Disiplinler arası öğrenme, bir çok alanda kullanılan kavramlarla desteklenir. Bütünleşme, alanların (örneğin; fırlatma, ölçme, ve çizme gibi hareketler veya bir kavramı veya fikri ortaya koyma yetenek ya da teknikleri oluşturan) özel içeriklerinden entegre edilen beceri ve bilgilerden oluşur. Beceriler; öğrencinin,. Bilgi, her bir alanın doğasında olan kavram, prensip, kuram, inanış veya başlıklardır. Disiplinler arası öğrenmenin farklı yaklaşım ve modelleri vardır. Programlar, belirli bir konu ya da fikir merkez (mihver)  alınarak yapılandırılabilir. Belirli bir konu, birden fazla alanın odak noktası olabilir. Farklı disiplinler, kendi içinde, referans alınan  konu ile ilgili  problem ve çözümler geliştirebilir (Eisner,1996). Disiplinler arası öğrenme uygulanmasında alanlar arasında kavramsal bağlantı kurma, öğretme sırasının kurgulanmasını gerektirir. Uygulamada seçenekler sonsuzdur ve disiplinler arası öğrenme, eğitim sürecini sürekli besleyen bir enerji kaynağı olarak iş görür.

Disiplinler Arası Öğrenme(toplulaştırma) nin Avantajları

-Öğrencilerin öğrendiklerini arttırır ve zenginleştirir. Bu görüşü savunanlar, bu yaklaşımla öğrencilerin en iyi öğrendiklerine inanırlar.

-Öğretmenlere, ayrı ayrı okutulan derslerin çevrelerinde oluşturulmuş sınırları kaldırarak bilgi ve becerileri gerçek hayat  durumuna uyarlama fırsatı verir (Wasley,1994).

-Toplulaştırma yaklaşımı günlük yaşamı yansıtır. Sonuç olarak, bu öğrenim yaklaşımı öğrenciler tarafından daha isteyerek benimsenir ve öğrenme için motivasyon sağlar.

-Uygulamanın dil, müzik, mantık-matematik, çevresel-dokunsal-kinestetik, iç ve dış etkileşim alanlarına yönelik çoklu zekanın gelişimini olumlu yönde etkilediği ve çocukların, potansiyel ve fonksiyonlarını tam olarak aktive edebilecekleri belirtilmektedir(Gardner,1983).

 -Farklı zeka ve farklı öğrenme durumlarına sahip öğrencilerin, bir beceri veya kavramı öğrenirken birçok zeka türünün, farklı disiplinler içindeki doğal deneyimi kazanıırlar.

-Öğrenmede uygulama öncesi sırası ve sonrasında, soyut kavramlardan somut kavramlara pratik, aktif öğrenme deneyimleri ile yumuşak geçiş yaparak aradaki boşluğu ortadan kaldırır (Piaget,1969).

-Oyun ve keşif yoluyla, çocuklar kendi dünyalarını öğrenirler. Çocuk oyunları “toplulaştırmanın doğası” ve  planlamanın temel modeli olmalıdır (Tarnowski,1994).

-Toplulaştırma modelleri, görsel, işitsel ve dokunsal-kinestetik algılarını birleştirir ve bu güçlerini kullanmalarına fırsat verir.

-Oyunlar aracılığı ile toplulaştırma çocukların, kendilerini ifade etme, dünyayı algıla-ma biçim ve düzeylerini başkalarına iletebildiği ilk ve en önde gelen araçlardır.(Fraser,1991).

-Hareket bir beden dili olarak, fikirleri, anlama ve kavramayı gösteren doğal ve güçlü bir yoldur. Bir iletişim ve öğrenme aracı olarak hareketi kullanamabilme,  karşılaşılan hareket deneyimleri ile doğrudan ilgilidir.

-“Beden eğitimi yolu ile toplulaştırma” yaklaşımı, alanlar arası etkileşimin bir parçası olarak öğrencilere hareket yoluyla öğrenme kabiliyetlerini arttıracak  temel kinestetik öğrenme deneyimleri kazandırır. (Bucek, 1992; Gilbert, 1992; Friedlander, 1992; Gallahue, 1993; Connor-Kuntz and Dummer, 1996). Bu yaklaşımın içeriği şöyledir;

1.      Hareketi kullanma öğrenmede anlamayı arttıran aktif katılımı sağlar.

2.      Hareket çocukların yükseklik, uzaklık, zaman, ağırlık, büyüklük, konum ve biçim gibi temel kavramlara ve dil sembollerine anlam vermede doğal bir araçtır.

3.      Hareket çocukların, motorsal ve sinir-kas sistemlerin gelişimini uyarır.

4.      Çocuklar hareketle, kendini ifade ve iletişim deneyimi kazanabilirler.

5.      Harekete dayalı etkinlikler çocukları motive eder ve ilgilerini canlı tutar.

 

-Öğretmenler de toplulaştırmadan yararlanırlar. Diğer disiplinleri öğrenme bu alanları anlaşılmasını, bilginin değerlendirilmesini ve diğer eğitim personelinin uzmanlıklarını geliştirir.

-Öğretmenler birkaç alanın bilgi ve becerilerinin paylaşımı için birlikte çalışırken, takım çalışması ve planlamayı kolaylaştırırlar. Farklı derslerin öğretmenlerinin, farklı sınıf ortamlarında benzer  noktalarda birlik oluştururmaları öğrenmede büyük yararlar sağlar. Öğrenmeyi, güçlü ve anlamlı bir yolla güçlendirirler.

-Okulda değişik  aktivitelere katılım ve gözlem sonucunda öğrenciler, bir alandaki beceri ve bilginin başka bir alana nasıl transfer edileceğini ve sonuçta yaşam deneyimlerine nasıl uygulanabileceğini kavrarlar.

 

Dezavantajları

Avantajlarına rağmen, bazı eğitimci ve ailelerin kaygı ve uyarılarının olduğu da belirtilmektedir. Bu endişeler şöyle sıralanabilir;

-Tek disiplin-odaklı programdan, Toplulaştırılmış öğrenme programına geçişte bazı önemli içeriklerin terk edilmesine neden olabilir.

-Alanların saflığı, mantıksal kavranma gücü ve  sırası entegre edilmiş birimlerde kaybolabilir.

-Öğretmenler, içerik önceliklerinin paylaşımında gönülsüz ve isteksiz kalabilirler. Kendi alanındaki önemli içeriği kaybetme endişesi bir gerçektir. Jacobs (1989),

-Öğretmenlerin sadece, kendileri için önemli gördükleri içeriği daha etkili öğretmeye yönelmelerine neden olabilir.

-Disiplinler arası öğrenme yaklaşımı bir alanın büyük oranda diğerini gölgelemesine izin vermesi kaçınılmaz ve doğal görünmektedir.

-Toplulaştırmayı yapacak öğretmenlerin program entegrasyonu için diğer öğretmenlerle işbirliği, değişik öğretim yöntem ve stratejilerinin harmanlanmasını gerektiren ortak bir planlama zamanı oluşturabilme güçlükleri olabilir. Öğretmenler arasında bir tema, konu veya aktivite üzerine karar verme, materyal hazırlamak için işbölümü, zaman ve enerji kaynaklarının yönetiminde sorunlar olabilir.

-Uygulamada esneklik, uzlaşma, güven ve takım çalışmasının geliştirilmesi zorunlu ve başarının temelidir.

-Öğretmenler, kendi alanları dışında yeterli bilgiye sahip olmamaktan, kavram ve becerileri ilişkilendirecek yolları bulamayabileceklerinden endişelenebilirler.

-Öğretmenler, toplulaştırma ile ilgili hizmet içi seminerlere katılma fırsatı bulamayabilir ve böylece yetersiz profesyonel gelişim, yetersiz hazırlık, netleşmeyen hedefler ve öğrencilerin karmaşık bulabileceği yüzeysel aktiviteler gerçekleşebilir.

-Bu durumda öğrenciler heves kaybına, öğretmenler düş kırıklığına uğrar ve yöneticiler gelecek çalışmalardan desteklerini çekebilirler.

-Uygulamada aktiviteleri yürütmek için yeterli yer bulmak, materyalleri organize etmek ve sesli görsel donanım ve diğer teknik desteklerin kullanımını sağlamayı, içeren lojistik engellerle karşılaşabilir.

-Çocuklar için kaliteli bir öğrenme deneyimi oluşturmak için gerekli süre ve çaba, iyi bir yönetim ve risk almayı gerektirir.

 

Beden Eğitiminde Toplulaştırma Uygulamalarının Gelişimi

-1929 Çok yönlü Ünitelerin bir arada uygulandığı program geliştirme ve uygulama çalışmalarının başladığı bildirilmektedir (Horrigan).

-1960’ların ortalarından sonra  Humphrey’nin “Child Learning” (1965), Miller ve Withcomb’un “Physical Education in the Elementary School Curriculum” (1969) adlı çalışmaları Okul programında beden eğitiminde dil bilgisi, matematik, ve müzik derslerinin entegrasyonuna odaklanmıştır.

-1970 lerin başlarında, Cratty’nin “Active Learning” ve “Intelligence in Antion” (1973) adlı çalışmaları çocukların akadamik gelişimlerini sağlamak üzere oyun ve beden eğitimi etkinliklerini uygulayarak toplulaştırmaya daha jenerik bir yaklaşım sergilemiştir.

-1970’lerin sonunda Gilbert “Teaching the Three Rs Through Movement Experience “ (1977) ve Werner ve Burton “Learning through Movement” (1979) adlı yayınlarıyla toplulaştırmaya, problem çözme ve yönlendirilmiş buluş odaklı hareket deneyimini kullanarak daha kavramsal bir yaklaşım getirmişlerdir.

-1980’ler on yıl tekrar geriye, alanların kendi içerikleriyle özel bağımsızlığını esas alan yaklaşıma dönüldüğü süreçtir. Öretimde alanların diğer disiplinlerle entegre edilerek değil bağımsız öğretimi ön görülmüştür. Getty kuruluşu görsel sanatları öngören dört tek disiplin temelli sanat eğitimine ilgi çekmiştir.(Eisner,1988) Bu dört içerik alanı, sanat yapma, sanat eleştirme, sanat tarihi ve estetik idi. Beden Eğitiminde içerik; vücudun alan kullanımı, efor ve bunların ilişkileriyle kombine edilmiş lokomotor, nonlokomotor ve manipulatif etkinliklerini kullanarak nasıl hareket ettiğinin öğrenilmesine dayalıydı. Bir başka sınıflama şekli de beden eğitimi oyunlar,dans, cimnastik ve sağlık için fiziksel uygunluk gibi daha geniş bir alanı kapsamaktadır.  Özet olarak 1980’ler Beden eğitiminin başlıbaşına programlar arasında yer alacak beden bilgisi tenelli içeriğinin tanımlanması süreci olarak hizmet vermiştir.

-1990’lar ve 21.yüzyıla doğru disiplinler arası öğretime olan ilginin yeniden dirildiği süreçtir. Robin Fogarty nin “the Mindful School(1991) ABD, Kanada ve Australya’da Öğretimde toplulaştırma hareketine yeni bir ivme kazandırdığını ve bunun bir geçici heves değil bir yeni akım(trend) olduğunu belirtmiştir. ASCD,NDA, NAEYC ve NASPE gibi kuruluşlar beden eitiminde toplulaştırma yaklaşımını desteklemişlerdir. Ayrıca NASPE (1995) “Standards for Beginning Physical Education Teachers” ve NDA (1994) in “National Standards for Dans Education: What Every Young American Should know and Be able to Do in Dance” içeriklerin diğer alanlarla işbirliğine dayandırılmasını önermektedir.

-1994 de yayınlanan “Teaching Elementary Physical Education” gimi beden eitimi öğretmenlerine yönelik bilimsel dergilerin makalelerinde ve ulusal toplantılarda popler olmasını sağladı. Steven’lar (1994) Beden eğitimi öğretmenleri ile sınıf öretmenlerinin işbirliğini önermiştir. İki disiplinin, birlikte çalışmak suretiyle, hareket kavramları aracılığı ile her iki alanın öğrenilmesinin güçlendirilebileceği vurgulanmıştır. Werner (1994), okulöncesi öretimde dans öğretimine yönelik makalelerin yer aldığı “Journal of Physical Education and Dance” dergisinde dans öğretiminin interdisipliner yaklaşımının çocukların deneyimlerini zenginleştirebildiği vurgulanmaktadır(Bucek,1992, Friedlander,1992, Gilbert,1992).

-1995 Okulöncesi eğitimde hareket kavramlarının beden eitimi dışındaki alanlarda gösterildiği, entekre edilmiş oyunlarla disiplinler arası uygulamalara yer verilmiştir. (Pica,1995), Clements ve Osteen, (1995).

-1995 te Orlando’da yapılan Amerikan Beden Eitimi konferansında toplulaştırmaya yönelik üç program ortaya çıkmıştır. İlk çocukluk dönemi hareket deneyimleri ile ilgili konferansta 6 interdisiliner içerikli program, Washington’da Çocuklar İçin Beden eğitimi Konseyi tarafından seçilmiş ve desteklenmiştir. Yerel ve ulusal toplantılar ve ulusal dergilerde yayınlanmayı sürdüren beden ğitiminde interdisipliner yaklaşımlı makalelerle 21. yüzyıla gelindi.

 

21.Yüzyılın Program Taslakları;

21. Yüzyılda aileler, eğitimciler, iş çevreleri ve politikacılar Eitim sistemlerini sınamaya başladılar. Çocukları 21. yüzyılın beklentilerine hazır olup olmadıkları, gelecekle ilgili neler yapılma gerektiği gibi sorgulamalar eğitimde reformu ve ulusal eğitim standartlarının oluşturulmasına yönelim arttırmıştır. Bu gelişimler önce Ulusal Eğitim standartlarını buna dayalı olarak da Ulusal Beden eğitimi Standartları ve Ulusal Dans Standartları gündeme gelmiştir. Bu standartlar içinde interdisipliner öretim direkt olmasa da indirekt olarak ağırlık kazanmıştır. Özellikle Ulusal dans eğitimi programlarında hareket kavramı aracılığı ile alanlar arasında bağlantı kuran programlar güçlü bir şekilde ön plana çıkmıştır.

Beden Eğitimi öğretmenlerinin akredidasyonuna yönelik Öğretmen Yetiştirme ve Eğitim Standartları Beden eğitimi öğretmenlerinin, pedagojik formasyonlarının yanında, beden eğitiminin diğer alanlarla bağlantısı konusunda bilgilendirilmelerini öngörmektedir. Çağımızın yaklaşımı beden eğitimi öğretmenini disiplinler arası bilgi paylaşımı için güçlü bir hazılığa zorlamaktadır. Beden eitimi öretmenleri toplulaştırılmış öğretime yönelik programlamada iyi yetişmiş olmalarını gerektirmektedir.

 

Disiplinler Arası Öğretim Modellerinin Süreci

Son on yılda, program uzmanları, bütünleştirici yaklaşım yönelik bazı modelleri tanımladılar. Modeller, eğitimcilere genellikle bir rehberlik yapar veya bir çerçeve oluşturur. Öğretmenler, bir alanı veya  bir derse ait ünitenin diğer bir alanla nasıl bütünleştirebileceğini bir modeli örnek alarak organize edebilir. Nielsen (1989), basitten veya daha somut kavramlardan örneğin; iklim ve hayvanlardan, daha soyut kavramlara örneğin; değişim, değişme miktarı gibi. Yazar, müfredat geliştirme ve uygulaması için kavram üzerine kurulan yaklaşım, genç öğrencilere, bilgi entegre etmek için ve temaları konular ve alanlar arasında açıkça tanımlanmış bir bağlar grubu geliştirmek için daha iyi yardımcı olabileceğini öne sürdü. Fogarty (1991b), 10 varyasyonu oluşturan süreci ile daha karmaşık bir modeller  oluşturdu. Fogarty’nin bu modellerle umudu, öğretmenlere, öğrencilerine öğrenirken değerli bağlar kurmalarında yardımcı olan program tasarımları için sağlam bir temel oluşturmaktır.

Alanlar arası bağlantı oluşturmada değişik modeller bulacak, uyarlayacak veya oluşturacaksınız. Bu yaklaşımda, bir alana ait bilgi ve beceriyi diğer alana ait bilgi ve beceriye bağlayarak veya bir kavramı diğeriyle birleştirerek bağlantılar yapılabilir. Bu  uygulamalar öğrencilerin bağlantıyı otomatik olarak anlayacaklarını farz etmek yerine, programı alanla kasten ilişkilendirmek gerektiği belirtilmektedir. “Bir alandaki fikirlerle bağlantılar kurma öğrencilere, fikirleri yavaş yavaş gözden geçirme, tekrar kavramsallaştırma, düzenleme ve özümleme için izin verir ve transferi kolaylaştırabilir” (Fogarty, 1991a, p. 15). Fogarty, disiplinler arası yaklaşımın, bir entegre edilmiş programa doğru bir başlangıç adımı olarak yararlı olduğunu da kaydeder.

 

 Alan

Beceri veya Kavram

Bağ

 Beden Eğitimi

Başlama duruşu

Voleybol, dans, tenis, basketbol

 Fen Bilgisi

Yaşam döngüsü

Bitkiler, hayvanlar, insanlar

 Edebiyat

Hikaye yapısı

Okuma veya yazma, kurgu veya kurgu olmayan

 

Disiplinler Arası Modellere Üç Örnek

Fogarty’nin modelleri toplulaştımaya çok yönlü yaklaşımı öretmene yarar sağlamaktadır. Değişik yaklaşımlarının deneyimlenmesinden sonra basitten karmaşığa doğru  fonksiyon gösteren üç model geliştirilmiştir (P.Cone,Werner, L.Cone ve Woods,1998)

Bu modeller; bağlantılı, paylaşımlı, ve ortaklı- (connected-shared-partnership) iki veya daha fazla alanın beceri ve kavramlarının entegresini öngörürler. Bu modeller, toplulaştırma için amaç ve hedefleri açıklamada öğreticiye yol gösterir. Disiplinler arası öğretim deneyimleri sadece bu modellerle sınırlı değildir, daha çok anlam ve amaç entegrasyonuna rehberlik ederler. Bu üç model örnek alınarak, ihtiyaca uygun tamamen farklı bir model geliştirilebilir. 

Bağlı Model(Connected); bir alandaki içeriğin, diğer bir alandaki öğrenim deneyimini arttırmak veya desteklemek için kullanıldığı basit bir yaklaşımı kullanır. Paylaşımlı model(shared); İki veya daha fazla alandaki benzer konular, kavramlar veya becerilerin, işbirliği ile farklı öretmenlerce farklı disiplinler içinde öğretim bağlantısını  vurgular. Ortaklı model(partnership); iki veya daha çok alanın içeriğinden oluşan karmaşık bir strateji derektirir. Bir takım-öğretimi gerektirir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                            Basit                                                                       Karmaşık

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BAĞLI (CONNECTED)

 

ORTAKLI

PARTNERSHIP

 

 

PAYLAŞIMLI

(SHARED)

                                                                                                                                   

Disiplinler Arası Öğretim Modeli

                                                                                                                                            

                                                      Basit                                                               Karmaşık

Nedir ?

Öğretmen Sayısı

Tek Öğretmen

İki veya Daha Fazla Öğretmen

Takım Öğretimi

Herhangi İki Alan İçeriğinin Balantısı

İki veya daha Fazla Alanın, Benzer Kavram ve Becerileri Öğretmenlerin İşbirliğiyle Ortak Süreçte Öğretilir

İki veya Daha Fazla Alanın Bir Programda Eşit Temsil edilir.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 


Toplulaştırma modellerini basitten karmaşığa doğru gidişini meyve salatası örneği ile açıklarsak bağlı model, her bir meyvenin kendi yapısını koruduğu, Ortaklı modelde ise, salatadan çok “meyveli kek”e benzeyen bir birleşimi temsil ettiğini söyleyebiliriz. Bağlı modelde alanlar farkedilen iri parçalar halinde iken, Ortaklı modelde ham materyallerin  farkedilmeyecek şekle dönüştürüldüğü bir hamura dahil olurlar. Modellerin herbiri, öğretmene, bir alanı diğerine bağlamak için gerekli olan yapıyı kazandırmak üzere tasarlanılır. Planlama sürecinde tanımlanan hedeflere en uygun  model yada modeller seçilir. 

 

Bağlı (Connected) Model

Bu modelde Beden eğitiminin konu kavram ve becerileri öğrenme deneyiminin öncelikli odağıdır. Diğer alanın içerikleri öğrenme deneyimlerini arttırmak yada tamamlamak için kullanılır. Bu model, öğretmenler tarafından yaygın olarak kullanılır. Öğretmeni, bağımsız plan-program yapma ve bağlantı içeriğini seçmede rahattırlar. Yıllık ders planını, bir defada programlayabilir; kullanmak istedikleri alanı ve istedikleri beceri, konu ve kavramları seçer ve kendi süreleri içinde planlamayı yaparlar. Buna rağmen, bilgi kaynakların doğruluğunu meslektaşları ile görüşerek sağlamalarında yarar vardır.

 

Beden eğitimi

 

 

 

 

 

 

Durarak uzun atlama

(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti

ENGELLİLER SEMİNERİ GENEL

 

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN

BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR SEMİNERİ

 

MARİUSZ DAMENTKO,   POLONYA

(Çvr: Dilara ÖZER)

 

 

 

MİSYON

UNSURLAR

ÇIKTILAR

·         Yıl boyu etkinlik

·         Fiziksel Uygunluk

·         Antrenman ve Yarışma

·         Cesaret ve haz

·         Olimpik sporlar

·         Yeteneği ve beceriyi paylaşma

·         Zihinsel Engelli bireyler

·         Arkadaşlık

·         Aileler

·         Sporcular

·         Toplum

FELSEFE

Zihinsel Engelli Bireyler

·         Uygun öğretim ve teşvik

·         Eğitimde süreklilik

·         Eşit yetenek gruplarında yarışma

·         Sonuç-Kişisel büyüme

 

SPORCU KATILIMININ TARİHÇESİ

2005

2.000.000

2002

1.000.000

1990

750.000

1988

588.500

1968

1.000

1963

100

 

ÖZEL OLİMPİYATLARIN DÜNYADA YAPILANMASI

 

Uluslararası Danışma Kurulu

Özel Olimpiyatlar Yönetim Kurulu

 

Ö.O. Başkanlığı

 

Kıta Ofisleri / Bölgesel Danışmanlar

Bölgesel Liderlik Kurulu

Kabul Edilmiş Programlar

 

Alt Programlar

 

Yerel Programlar

Sporcular- Antrenörler- Aileler

 

PROGRAMIN YAPILANMASI

Yönetim Kurulu / Ulusal Komiteler

Kurul Komiteleri ----------- Yönetim/ Ulusal Direktör

                                                           Program Görevlileri

Program Komiteleri ------Alt Program Direktörleri/ Yöneticiler

                                               Yönetim Takımları/ Komiteler

Antrenman- Gönüllüler- Yarışma- Halkla İlişkiler- Aileler- Sermayeyi artırma- outreach- Finans

 

ÖZEL OLİMPİYAT GÖNÜLLÜLERİ

Antrenör-  Antrenman Direktörü- Oyun Direktörü /GMT Üyesi-  Spor Direktörü/SMT Üyesi- Görevliler- Partner Kulüpler- Entegre Sporlar- Destek Ofis- Aile Başkanı- Kurul Üyesi- Halkla İlişkiler/ Sermaya artırma üyesi- Alt Program Yönetim Takımı Üyesi- Alt Program Direktörü- Yerel Koordinatör

 

ZİHİNSEL ENGEL HAKKINDA GERÇEKLER

·         Dünyada 190.000.000

Avrupada 30.000.000

·         Zihinsel Engel bir hastalık değildir.

3 temel faktör

·         Düşük zihinsel fonksiyon

·         Sosyal uyum sorunları

·         Organik beyin hasarı

 

ZİHİNSEL ENGELİN TANIMI

·         Mevcut fonksiyonlarda önemli  sınırlılık

·         Önemli derecede normalin altında zihinsel fonksiyon

·         Aynı zamanda aşağıdaki sosyal uyum  becerilerden iki ya da daha fazlasında sınırlılığın olması :

·         İletişim

·         Ev yaşamı

·         Sağlık ve güvenlik

·         Akademik işlevler

·         Özbakım

·         Sosyal beceriler

·         Serbest zaman

·        

·         18 yaşından önce ortaya çıkmış olmalıdır. 

 

ÖZEL OLİMPİYATLARA UYGUNLUĞUN TANIMI

Yaş: 8 ya ş ya da daha büyük

Özel olimpiyatlara katılım için kayıt

Zihinsel Engelin varlığına ilişkin Tanılama

ya da gelişimsel özürle yakından ilişkili  olduğu hakkında

 

DİĞER SPOR ORGANİZASYONLARINDAN FARKI

Ø       Sporculara  ücret ödenmez.  

Ø       Tüm yetenek düzeyleri için frısatlar sağlanır.

Ø       Adil yarışma için gruplandırma

Ø       Tüm katılımcılar için ödüller

Ø       Daha üst  düzeydeki yarışmaya terfi için random draw

 

ÖZEL OLİMPİYAT KURALLARI

 

YAZ SPORLARI  KURALLARI- KIŞ SPORLARI KURALLARI

ÖZEL OLIMPIYATLAR GENEL KURALLARI

 

SPOR KURALLARI

·         Uluslararası ve Ulusal Spor Federasyonları Kurallarına dayalıdır.

·         Bazı değişiklik ve uyarlamaları içerir.

·         Tüm yetenek düzeyleri için aktiviteler düzenlenir.

·         Tüm Özel Olimpiyat yarışmaları yönetilir.

 

ÖZEL OLİMPİYAT KURALLARI

 

KURALLAR NEDEN ZORUNLUDUR?

Ø       Sporcuların güvenliği

Ø       Tüm sporcuların haklarını koruma

Ø       Özel olimpiyat aktivitelerinin bütünlüğünü desteklemek (toplumla bütünleşmeyi desteklemek)

Ø       Spor programlarına ulaşımı kolaylaştırma???

 

ÖZEL OLİMPİYATLAR KURALLARI

Ø       Uluslararası Spor Kuralları  Komitesi

Ø       Ö.O Oyun Kuralları Komitesi

Ø       Ö.O Spor Kuraları Komitesi

 

 

ÖZEL OLİMPİYAT KURALLARI

KURALLARI DEĞİŞTİRME VE UYGUN HALE GETİRME İŞLEMİ

Ø       Kural değiştirme formu doldurulmalı

Ø       Yıllık toplantıda ISRC� I gözden geçirme.

Ø       Onaylama ya da reddetme  önerisi

Ø       Ulusal Özel Olimpiyat Programı

 

ÖZEL OLİMPİYAT SPORLARI

 

RESMİ YAZ SPORLARI

·         Su sporları

·         Atletizm

·         Basketbol

·         Bowling

·         Bisiklet

·         Binicilik

·         Futbol

·         Golf

(yok Yorum yapılmış) Yorum yaz! Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/7|

      

||

Sitemizde yer alan makalelerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla internet ortamından derlenerek sunulmaktadır.